‘VR Pazarlama’ya Hazır mısınız?

icerikpazarlamaVR

Günümüzde müşteriler kapsayıcı, interaktif ve kişisel deneyimlerden
etkileniyor. Müşterilerin beklentileri sofistike bir hal alırken, pazarlamacıların
da artırılmış interaktivite, daha da kişiselleşmiş pazarlama biçimleri ve
formatlar bulmaları gerekiyor. VR en güçlü otantik deneyimler sunmasıyla en
güçlü pazarlama araçlarından biri olarak öne çıkıyor.

VR Pazarlama Nedir?

Virtual Reality (Sanal Gerçeklik), hem sanal hem de gerçek kelimelerini
içeriyor. Yani ‘çok daha derin’ bir deneyim yaşatıyor. VR, özel bir başlık
kullanılarak bilgisayar yaratımı 3 boyutlu bir ortam ya da nesneyi simülasyon
olarak deneyimleme imkanı veriyor. Telepresence olarak tanımlanan farklı bir
yer ya da zamanda bulunma imkanını da veriyor.
Teknolojik gelişmeler VR’ı her gün pazarlama endüstrisinde de kullanılabilir
hale getiriyor. Bir çok firma müşterisine bu araçla deneyim yaşatmaya başladı
bile. Web ve mobilden sonra yeni büyük adım da VR olacak gibi gözüküyor.

Neden Önemli?

Virtual Reality (VR), kişiselleşmiş içerik ve yeni iş modelleri yaratmak için çok
önemli. İşte bazı istatistiki ve tahmini veriler:
•2022’de VR endüstrisi 33.9 milyon dolara ulaşacak.
•2020’de VR başlıklarının satışı 82 milyona ulaşacak.
•2018’de 171 milyon VR kullanıcısı var.
•Müşterilerin yüzde 62’si VR deneyimi sponsorluğu sağlayan firmalara
daha yakın hissettiklerini açıklıyor. Müşterilerin yüzde 71’i VR kullanan bir markayı ileri görüşlü olarak niteliyor. Facebook şu anda ‘space’ adında bir VR sosyal medya geliştiriyor. Apple, iOS 11 uyumlu artırılmış gerçeklik üzerine çalışan ayrı bir bölüm olarak Arkit’i açtı. Google Chrome ve Mozilla da VR’la çalışabilmek için çalışıyor.

İçerik Stratejinize VR’ı nasıl eklersiniz?

1-Mevcut Takipçileriniz Üzerinde Düşünün

Müşterileriniz hali hazırda içeriği nasıl tükettiklerini bilmek önemlidir. Firmayı/markayı tanımak için hangi kanalları kullandıklarını çıkarın. Acebook Instagram, şirket Web sayfası, mobil uygulama, Youtube, Google Analytics, Followerwonk, Capsulink gibi araçlar bu bilgilere erişmenizi sağlar. VR içeriğinin mecraya göre kullanımları farklılaşabilir. Örneğin, Disney 360 derece VR deneyimi ile yeni Star Wars filmlerinden birinde lokasyon üzerinde sizi uçurabiliyor. Bu içerik Facebook’ta yayınlandı.
6.6 milyar seyredilme 75 bin beğenme ve 237 bin paylaşım yapıldı.

2- VR Bir Platformdur, Mesajın Kendisi Değil

Etkili olmak için harika bir platform olan VR kendi başına bir mesaj taşımaz,
içinde değerli, markanıza uygun deneyim fikri taşımalıdır. VR pazarlama
stratejisi oluştururken, aklınızda ana mesajınızı tutmalısınız. İzleyicinizin ne
öğrenmesini, ne hissetmesini ve buna bağlı olarak ne yaşamasını istiyorsunuz.
Böylece VR hedeflerinize sizi ulaştıracak bir araç haline gelir. Virgin Holidays, Google Cardboard teknolojisini kullanarak 360° Meksika kıyıları deneyimi yaşattı. Video müşterilere nerelere gidip neler yapabilecekleri ile ilgili bütünlüklü bir fikir ve güçlü bir duygu yarattı. Sonuçta yapılan tatil satışları VR’ın ne kadar etkili olduğunu gösteriyor.

3 -Fark Yaratan Bir Deneyim Tasarlayın

VR’ bir pazarlama aracı olarak kullanırken ‘Marka Mesajı’nı hangi deneyim ile
farklılaştırabileceğinize odaklanın. Yepyeni imkanlar sunun VR teknolojisinin tüm sunduklarını iyi bilip, ona göre bir dizayn yapın. TOMS Ayakkabı VR kullanırken tam da bunu yaptı. Film müşterileri bir grup TOMS çalışanıyla bir geziye çıkarıyor. Gezide Julio adlı bir çocuğun yaşam koşularına tanık oluyorlar. Bu konuda sosyal sorumluluğunu müşterisine hissettirerek bir duygusal deneyim yaşatmış oluyorlar. Bu çalışma markanın
yaratmak istediği imajı güçlü bir biçimde yakalamayı başardı.

5- Uzak Mesafedeki Müşterilere Ulaşın

Firmanızı tanımak isteyen ama uzakta yaşayan müşterilerinize erişim
sağlayabilirsiniz. Örneğin KAUST Müzesi uzakta oturan ziyaretçiler için yeni
bir VR programı projesi başlattı.

6- Ürün Tanıtımı

Mağazanızdan içeriye adım atmamış müşterilere bu deneyimi yaşatabilirsiniz.
Ürünleri sergilemenin en güzel yollarından birini VR sunuyor. IKEA Sanal
Mağazası örneğindeki IKEA oturma odası keşfi, yatak odaları, dolap
departmanları ziyaretleri çok başarılı. Müşterilere koltuklarından kalkmadan,
mağazayı gezme ve satın alma imkanı tanıyan VR uygulaması çok tercih
ediliyor.

7 -Değer Yaratmak

Son olarak VR uygulamanızın müşterileriniz için fark yaratması gerektiğini
unutmayın. Her zaman müşterinizin algı perspektifini düşünürken, onlara nasıl
yardım edebileceğinizi, yaşam kalitelerini nasıl yükseltebileceğinizi ve
problemlerini nasıl çözeceğinize odaklanın. Örneğin Lowe markasının ‘Kendin yap’ projesinde: Holoroom , VR skills clinic bunu başaramayacağını düşünen müşterisi için adım adım açıklamalı ve yardımcılı bir VR öğretim modeli.

Özetleyecek olursak; içerik pazarlama her zaman gelişen ve büyüyen bir alan.
Ve en yeni trendler her zaman iş yapıyor. Bunun ötesinde VR sadece yeni ve
cazip olmakla kalmayacak, kalıcı ve vazgeçilmez bir araç olarak pazarda yerini
alacak gibi gözüküyor. Contentİstanbul İçerik Ajansı olarak, içeriğin gücünü VR’la birleştirerek markanızı zirveye taşımaya hazırız.

Dıgıtal Sıgnage ile Her Zaman ‘Yayındasınız’

digitalsignage

Digital Signage, bir merkezden ya da birden fazla yerden yönetilebilen bir yayın, duyuru ekranı. Digital Signage son dönemin en etkili iletişim ve pazarlama kanallarından biri.

ABD, Kanada ve Avrupa’da şirketlerin yüzde 50’sinden fazlası hem kurum içi iletişimde hem de müşteri/tüketici, hedef müşteri/tüketici bilgilendirmede Digital Signage yayınlarını kullanıyor. Merkezi olarak kontrol edilen bir içerik dağıtım platformu olarak özetlenebilecek Digital Signage sistemleri son dönemin en etkili iletişim ve pazarlama kanallarından biri.

3, 2, 1… On Air!

Peki Digital Signage sistemi nedir? Digital Signage, bir merkezden ya da birden fazla yerden yönetilebilen bir yayın, duyuru ve bilgilendirme ekranıdır. Digital Signage kullanabilmek için bir yazılım gerekir. Bu yazılım sayesinde istediğiniz sayıdaki ekranda, ihtiyacınız olan her türlü yayını ve yayın yönetimini yapabilirsiniz.

Digital Signage Sistemi sayesinde ekranda video, fotoğraf, slideshare, power point sunumları, pdf belgeleri, animasyon, yol, trafik, hava durumu, piyasa bilgileri (Döviz, altın, borsa vb), internet sayfaları, sosyal medya içerikleri gibi her türlü içeriği kullanabilirsiniz. Digital Signage sistemleriyle canlı yayın yapmak da mümkündür. Digital Signage yayınlarını günlük, haftalık, iki haftada bir ve yıllık olarak ihtiyacınıza uygun her periyotta güncelleyebilirsiniz.

Bu noktada ‘İçerik her şey!’ demeden de geçmeyelim. Digital Signage ekranlarını kullanırken yüksek verim almak için yayınlayacağınız içeriklerin de hedef kitlenize uygun formatta, profesyonel bir biçimde hazırlanmasının büyük önem taşıdığını hatırlatalım.

Digital Signage Sistemini Kimler Kullanıyor?

Digital Signage yayınlarını ‘bir mesajı’ olan her türlü kurum/kuruluş kullanıyor. Ağırlıklı olarak kullanım alanlarına bakarsak…

*Kurum içi iletişim
*AVM’ler
*Perakende mağazaları
*Eğlence sektörü (Restoran, Otel, Kafe)
*Bankalar
*Hastaneler
*Eğitim Kurumları
*Spor Merkezleri
*Rezidanslar
*Kamu Kurumları
*Süpermarketler
*Klinikler
*Güzellik Merkezleri

Digital Signage Gibi Görsel Yayınlar Neden Etkili?

1) Beyin, bilgilerin yüzde 90’ını görsel olarak işliyor. Bu nedenle mesajınızı ulaştırmada bu tarz bir iletişimi tercih etmek hedefinize ulaşmayı kolaylaştırır.
2) Görsel bilgiler beyinde, yazılı metinlere oranla 60 bin kat daha hızlı işlenir.
3) Digital Signage yayınlarını hatırlama oranı diğer iletişim kanallarından yüzde 83 daha fazladır.

Kurum İçi İletişimde Digital Signage Sistemleri Kullanmanın 11 Faydası

Yapılan çalışımlara göre çalışanların yüzde 47’si şirketin temel değerlerini bilmiyor. Digital Signage yayınlarında çalışan profilinize uygun yayınlarla mesajınızı en doğru, en hızlı, en etkili ve en akılda kalıcı şekilde paylaşmanız mümkün.

*Kurum çalışanları; görsel içeriklere metin ağırlıklı içeriklerden, kağıt dokümanlardan ve e mail’lerden daha fazla dikkat ediyor. Digital Signage yayınları kurumun çalışanlara ulaştırmak istediği bilgilerin ‘yerinde’ ve ‘zamanında’ ulaşabilmesi için en güvenilir sistem.

*Dijital ekranlar geleneksel iletişim araçlarından çok daha hızlı. Paylaşmak istediğiniz her türlü bilgiyi zaman kaybetmeden çalışanlarınıza ulaştırmanız, sorunsuz bir iletişim akışı sağlamanız mümkün.

*Digital Signage yayınları sayesinde kurumla ilgili bilgilerin yanı sıra keyif, ilham veren içeriklerle çalışanların motivasyonunu artırabilirsiniz.

*Kurumun en güncel haberlerini, üretim rakamlarını, yeni atılımlarını bu ekranlarda paylaşarak tüm çalışanları kolayca bilgilendirebilirsiniz. Bu çalışanları ortak bir hedefte buluşturma ve çalıştıkları kuruma olan yakınlıklarını artırmada önemli bir araçtır.

*Digital Signage sistemleri profesyonel yazılımlarıyla her türlü ihtiyacınıza uygun olarak çeşitlendirilebilir.

*Güçlü bir iç iletişim stratejisi, çalışanların katılımını ve üretkenliği artırır.

* Çalışanları mevcut gelişmelerden hızlı bir şekilde haberdar eden şirketler, rakipleri arasında ortalama yüzde 6 daha yüksek bir kâr marjına sahiptir.

*Digital Signage yayınlarında kurum misyonundan İK duyurularına, sosyal etkinliklerden güvenlik uyarılarına, sağlıktan iş güvenliğine, kurumla ilgili güncel haberlerden çalışanlarla ilgili haberlere, yemekhane menüsünden terfilere her türlü bilgiyi hızlı ve kolay paylaşmanız mümkündür.

*Bir kurumun marka imajı, çalışanları için tüketici pazarı kadar önemlidir. Her çalışan, ekibe katıldığında şirket kimliğini sahiplenip paylaşmalıdır. Kurumdaki ekranlar bu değerleri tanıtmak ve beslemek için idealdir.

*Bir işletmenin işbirliği içinde çalışmasını sağlamak için departmanlar arası iletişim büyük önem taşır. Digital Signage ekranları bu anlamda kurumunuza şeffaflık sağlar.

*Çalışanlarınızın günlük rutinlerine yardımcı olacak veya motivasyonunu arttıracak her katkı aynı zamanda değerli bir yatırımdır. Kurumunuzdaki ekranlarda çalışanların mesai saatleri dışında yapabilecekleri etkinlikler, (sinema, konser, gezi vb), ilgi çeken haberler, eğlenceli ya da bilgi veren içerikler yayınlamak çalışanda önemsendiği duygusunu yaratacak, iş gücü ve verimini artıracaktır.

*Y ve Z kuşağı çalışanlarına ulaşmak isteyen kurumlar mesajlarını en iyi dijital bir kanal üzerinden verebilir.

Müşteri/ Tüketici/ Hedef Kitleye Ulaşmada Digital Signage Sistemleri Kullanmanın 6 Faydası

Digital Signage, müşteri deneyimini, müşteri sadakatini ve elbette gelirleri artırmak için hayli etkili bir pazarlama aracı olarak karşımıza çıkıyor.

*Digital Signage ekranları diğer reklam ve tanıtım biçimleriyle karşılaştırıldığında, hayli düşük bir maliyet gerektirir.

*Sistem kurulduktan sonra markanızla ilgili haber, bilgi, ürün, kurum tanıtımı, reklam gibi ihtiyacınız olan her içeriği yayınlayabilirsiniz.

*İstatistiklere göre, bir perakende mağazasında Digital Signage ekranı bulunduğunda, müşterilerin mağazada geçirdiği zaman ortalama yüzde 30 oranında artmaktadır.

*Dijital ekranlar marka bilinirliliğini, imajını artırır. ABD’de yapılan bir çalışmada dijital ekran kullanan ve bu ekranda gıda ürünlerini tanıtan süpermarketlerin satışlarında yüzde 49 bir artış görülmüştür.

* Hastane, kamu kurumu, eğitim kurumu, banka gibi bir süre beklemenin gerektirdiği yerlerde bulunan Digital Signage ekranları, tüketicinin bekleme süresinin ‘verimli’ geçmesini sağlayarak, kurum/marka hakkında olumlu bir duyguya sahip olmasını sağlar.
*Farklı markaların ürünlerini satan perakende mağazaları, üçüncü şirketlerin ürün ve reklamlarını Digital Signage ekranında kullanarak gelir elde edebilir.

2019’un 5 İçerik Pazarlama Trendi

2019icerikpazarlama1

2019 içerik pazarlama trendleri neler olacak? Content Marketing (İçerik Pazarlama) yükselme
trendine devam ediyor. 2020 yılına kadar bu pazarın hacminin 400 milyar dolar olması
bekleniyor. Peki başka neler var?

1 İçerik Pazarlama, ‘En Önemli Pazarlama’ Haline Geliyor

Bir iki yıl öncesine kadar pazarlamacılar ‘içeriği’ genel pazarlama planlarında ‘yan proje’
olarak değerlendiriyordu. Ama günümüzde durum değişti. Artık tek taraflı iletişim ya da
sadece ürün ya da hizmeti tanıtmak tüketiciye yetmiyor. Web sitenizin ve sosyal medya
hesaplarınızın içerikleri dijital ortamlardaki bilinirliliğinizin olmazsa olmazları.

2 Stratejinin Önemi Daha da Artıyor

İçerik önemli ama pazarlamayla ilgili bütün planınızı çözmeye yeter mi? Bu noktada strateji
devreye giriyor. Hedef kitlenin neyi beğeneceğinin, algısının doğru değerlendirilmesi ve
doğru taktiklerle etkili bir strateji belirlenmesi gerekiyor. Nasıl görünmek istediğinizi,
içeriğinizi kimin tarafından tüketileceğini ‘gerçekten’ bilmeniz gerekiyor.

3 Müşteri Memnuniyeti, Müşteri Başarısına Dönüşüyor

Kısa bir süre önceye kadar markanızı sıcak, güvenilir, uzman, hümanist, teknik, bilgili vb
birçok farklı şekilde göstermek yeterliydi. Her şeyin ‘kişiselleştiği’ günümüz dünyasında
tüketici kendisini özel hissetmek, mutlu olmak da istiyor. Otomobiline aşık olmuş bir
müşterinin deneyimini aktaran bir video, 100 TV reklamına bedel. İçeriğinizle müşterinizi
mutlu etmek, satın aldığı hizmet/ürün sonrasında kazanacağı faydayı vurgulayabilmek
markanın güvenirliliğini ışık hızıyla artıyor.

4 Satış Hunisinin Şekli Değişiyor

Bildiğimiz haliyle satış hunisi adım adım daralan bir yapı sergiliyor. Şimdi işler değişti! Satış
hunisi, kaliteli içerik kullanımı ile tekrar başa döndüren bir daire şeklini alıyor. Sadece satış
üzerine kurulu olmayan iletişim, her seferinde satışa dönmese bile müşteri izleyici kitle
olarak markaya bağlı kalıyor, tekrar alım yapmaya ve çevresine markayla ilgili tavsiye
vermeye çok daha yakın duruyor. İçerik sayesinde hedef kitlenin gözünde markanın ‘satış
yapma’ kimliği ‘ortak’ kimliği olarak revize oluyor. Kalıcı tüketici için daha önemli bir bağ
olabilir mi?

5 İçeriğinizin Yayın Mecrası, Sıklığı Önemini Korumaya Devam Ediyor

Dünyanın en güzel içeriğini yapsanız da kimse görmedikçe bir anlamı olmaz. Online ve
offline dünyalar gitgide kalabalıklaşıyor. Sosyal Medya trendlerinde update olmak, direct
mailing kullanmak, hedef kitlemizin nereleri takip ettiğini bulmak, doğru içeriği doğru mecrada yayınlamak ve düzenlilik arz etmek her zaman olduğu gibi 2019’da da en dikkat
edilmesi gerekenler arasında.

Biraz Bilim, Biraz Tecrübe, Biraz İçgüdü… O Biziz İşte!

icerikajansi

Netflix’in dizi, film, belgesel gibi yapımlarda fırtına gibi esmesinin ardındaki başarı ne? Ne oldu da yaklaşık 137 milyon kullanıcısı olan Netflix, internet tüketiminde YouTube’u geçti?

Çağın insanı ‘her şeyi’, ‘hemen şimdi’ istiyor! Beklemeye tahammülü yok. Film, dizi izleme tercihleri de bu yönde. TV’nin ya da bilgisayarının başına geçecek, ‘istediği’ filmi, ‘istediği’ diziyi ‘istediği’ zamanda izleyecek. Takip ettiği dizinin yeni bölümünü bir hafta beklemek yerine bütün bölümleri yine ‘istediği’ zaman izleyecek. İşte Netflix üyelerine bu şansı veriyor.

Peki Netflix’in başarısını sadece bu açıklayabilir mi? Pek öyle değil. Konseptin başarısının ardında bilimden sanata çok sayıda bileşen var. Netflix İçerik Yöneticisi Ted Sarandos, izleyicilerin ne izlemek istediğini anlamak ve yatırımlarını ona göre belirlemek için yüzde 70 bilim, yüzde 30 sanattan yararlandıklarını söylüyor. Sarandos, yapımların içeriğine karar verirken verileri kullandığı için kendisini ‘insan algoritması’ olarak adlandırdığını da ekliyor.

İzlerken ‘İzleniyorlar’!

Veri bilimci Sebastian Wernicke’in TED Talks’da yayınlanan bir videosunda anlattıkları da insanların ne izlemek istediğine ve Netflix’in neden bu kadar başarılı olduğuna dair ipuçları verebilir. Wernicke Amazon ve Netflix’in dizi seçimlerinde nasıl bir yol izlediğini anlatıyor. Özetle şöyle: Amazon Stüdyoları’nın üst düzey yöneticilerinden Roy Price, işi şansa bırakmamak ve yarışta Netflix’i geçmek izin yeni dizilerle ilgili fikirleri topladı. Bu fikirleri değerlendirip aralarından sekiz aday seçti ve birinin ilk bölümünü çekti. Bu dizilerin ilk bölümünü de ücretsiz yayınladı. İzleyiciler ise bu ücretsiz dizileri izlerken ‘izlendiklerinin’ farkında değildi. Roy Price’ın takımı izleyicinin ‘oynat’ tuşuna basmasını, atladıkları, tekrar izledikleri yerleri kaydetti ve böylece takipçilerinin tercihleriyle ilgili milyonlarca veri topladı. Tüm veriler incelendi ve dört Cumhuriyetçi ABD senatörü hakkında bir sitcom yapmaları gerektiği sonucuna varıldı. Amazon’un Alpha House adlı dizisi işte bu veri toplama/işleme tekniğiyle karar verilip çekildi. Dizi IMDb’de 7.5 puan alan dizi ortalama eğrinin biraz yukarısında kalmıştı.

Netflix’in Başarısının Sırrı

Ted Sarandos ise veri analizini kullanarak Netflix’te reytingleri altüst eden dizilerinden birini yapmayı başarmıştı. İzlediği yol şuydu: Netflix izleyicilerinin dizilere verdiği puanlar, izleme geçmişleri, sevdikleri diğer dizileri ile ilgili verileri topladılar. Bu verilerden yola çıkarak hangi tür yapımcıları, dizileri, hangi oyuncuları tercih ettiklerini belirlediler. Milyonlarca veri parçacığını analiz ettikten sonra dört senatör hakkında bir sitcom yapmaktansa, bir senatör hakkında drama yapmaya karar verdiler. Bu dizi yayınlandığı dönemde ortalığı kasıp kavuran House of Cards’dı. Netflix bugün de benzer başarıyı yakalamış olan dizilerinde aynı mantığı kullanıyor.

İki şirket de yüzbinlerce veri topladı, bu verileri analiz etti ve bir sonuca vardı… Ancak aralarındaki reyting farkına baktığımızda sadece veri analiziyle optimum sonucun alınamayabileceğini görüyoruz. Elinizdeki tüm verilere bakıp ‘beyninizle’ karar vermeniz gerekiyor. Günün sonunda veriler birer araç ve önemli olan onları nasıl yorumladığınız.

İçerik ajanslarının da markalar için içerik üretirken benzer bir yol izlemesi gerekiyor.
Verileri toplamada ve değerlendirmede bilimi ve tecrübenizi kullanmak yolun ilk adımı. Sonrasında yazılı bir içerik ise seçtiğiniz konu ve bu konuyu işleme biçiminiz, kurduğunuz cümleler; eğer bir video ise grafikleriniz, kurgunuz, müziğiniz, senaryonuz önem kazanıyor. Ve elbette içgüdünüz size en doğru kararı vermede kılavuzluk edebiliyorsa içeriğinizin çok sayıda insana ulaşmaması için hiçbir neden yok.

2018’de “Digital Dünya”yı neler bekliyor?

digital-media-certificate-

2018 dijital dünyası için hazırlıklar başladı. Dünya teknoloji markaları, pazarlama şirketleri ve sosyal medya uzmanlarının, 2017 yılı dijital dünyasına dair değerlendirme raporları bize yeni yıl için öngörülerde bulunma fırsatı veriyor.

2018’de ille de video içerik
 
2017 yılında sosyal medyada paylaşılan içeriklerin yüzde 70’i videoydu. 2018’de de videoların internet trafiğinin %80’ini oluşturması bekleniyor. YouTube’da günlük video tüketimi 500 milyon saat. Ancak burada da karşımıza bir izlenirlik sorunu çıkıyor. Videonun ilk 3 saniyesi içinde izleyicinin dikkatini çekmek çok önemli. Bu nedenle markalar 2018’de ilgi çekici videolar hedeflemek ve bunun için bütçe ayırmak zorunda.

2018’de kısa ömürlü video içerikler çoğalacak
 
Snapchat ve Instagram Hikâyeleri’yle iyice popülerleşen uçucu video ve mesajların, 2018 yılında daha da yaygınlaşması bekleniyor. Instagram’ın 24 saat içinde kaybolan hikayelerini dünyada her ay 200 milyon kişi kullanıyor. Sosyal medyayı şirket ya da ürün pazarlamasında kullananlar açısından kısa ömürlü, kaybolup giden video mantığını anlamak, kabullenmek ve yatırım yapmak biraz zor olacak gibi görünüyor. Ancak sosyal medyayı, “hızlı tüket ve hiçbir şeyi kaçırma” mottosuyla yaşayan yeni nesil genç jenerasyonun eğilimlerinin yönettiği düşünülürse, markaların bir an önce “buhar olup gidecek” mantığını bir kenara bırakması gerekiyor. Önümüzdeki dönemde, amatör görünümlü videoların verdiği samimiyet algısının alıcısı çoğalacak ve markaların görmezden gelemeyeceği bir pazarlama ortamı oluşacak.

Ortama gerçeklik katmaya devam
 
“Artırılmış Gerçeklik” teknolojisi 2018’de de gelişerek hayatımızın bir parçası olmaya devam edecek. Bulunduğumuz ortamın üzerine gerçek zamanlı olarak ses, görüntü, animasyon, hologram gibi dijital nesnelerin eklenmesi yoluyla, ortamın zenginleştirmesi olarak tarif edebileceğimiz “Artırılmış Gerçeklik” olgusunun, sosyal medyayı domine etmeye devam etmesi bekleniyor. Markaların, ürünleri sanki ortamın bir parçasıymış izlenimi yaratan filtreler kullanarak, pazarlamada “Artırılmış Gerçeklik” kartını oynamaları kaçınılmaz.

Senin fenomenin hangisi?
 
Reklamın tercih edilen yeni yollarından biri “deneyim ve tavsiye” mekanizması. Hatta bunun adı da bildiğiniz üzere; “Hatırlı Pazarlama” (Influencer Marketing). Sosyal medya kullanıcıları, bazı insanların tavsiyelerini önemli ölçüde ciddiye alıyor. Bu demek oluyor ki sosyal medya fenomenleri önümüzdeki dönemde de dijital ortamın satın alma alışkanlıklarını yönlendirecek. Yapılan bazı araştırmalar bu etkinin %74 oranında olduğunu gösteriyor, ez cümle bu yıl da pazarlama bütçenizde “hatırlı” fenomenlere yer ayırmanız gerekecek.

2018, pazarlamanın dijital ayağı olarak ağırlığını artırırken, markaları ve reklam sektörünü de değişen tüketici taleplerini izlemek, yorumlamak ve bu çıkarsamalar ışığında biçimlenmek durumunda bırakacak. Bizim için hala yeni ve sürprizlerle dolu olmayı sürdüren bu mecrada, attığımız her adıma da dikkat etmek gerekiyor. Elimizde tuttuğumuz tüketici alışkanlıkları ve taleplerine ilişkin raporları, etik değerlerin ışığında okumak, uzun vadede bize de temsil ettiğimiz markalara da değer katacaktır.

İyi bir içerik ajansıyla çalışmanız için 5 önemli sebep…

blog resimWeb sitenizi var, sosyal medyada da hesap açtınız, peki şimdi ne olacak? Bu mecralarda ne paylaşacaksınız? Kaliteli içerik ihtiyacı artık tüm markaların malumu. Peki işinizi en iyi siz bilirken, sizi neden bir sosyal medya ajansı anlatsın? İşte iyi bir içerik ajansıyla çalışmanız için 5 önemli sebep…

*Web siteniz ya da sosyal medya hesaplarınızın takip edilir ve okunur olması için tecrübeli bir metin yazarının kaleminden faydalanmanız gerekir.

*Sosyal medya bir “jungle” gibidir, yapacağınız iletişimlerde sizin için en doğru mecranın neresi olduğu konusunda bir sosyal medya uzmanı tarafından yönlendirilmeniz, bu ormanda kaybolmamanızı sağlayacaktır.

*Markanızı doğru temsil edecek tasarımların hazırlanmasını, kaliteli ve değerli içerik paylaşmayı, belki tanıtım filminizin çekilmesini, kendinizi videolarla anlatmayı, sosyal medya yönetimi ve daha birçok hizmeti, ki biz buna “360 derece” diyoruz, tek bir muhataptan almak işinizi kolaylaştıracaktır.

*Dünyanın en değerli içeriği bile zaman zaman dijital reklam desteğine ihtiyaç duyar. Hedef kitlenizle, hızlı ve yeterince güçlü bir buluşma için uzman bir dijital reklam uzmanı’nın desteği çok önemlidir.

*Güne “Bugün ne paylaşsam?” diye düşünerek başlamaz, aylık yayın planlamanın rahatlığını yaşar bir de üstüne paylaşımlarınızın etkinliğini sizin için hazırlanan raporlardan takip edebilirsiniz.

Sosyal Medya En Başarılı Markaları Seçti

boomsocialSosyal medya için markaların performansını tarafsız ve objektif şekilde ölçümleyen bir platform olan SocialBrands, Türkiye’deki markalara ait 18 binden fazla sosyal medya hesabını mercek alarak en yüksek performans gösteren markaları belirledi.

SocialBrands tarafından yayımlanan sıralamaya göre Mart ayında “Sosyal Medyayı En İyi Kullanan Marka”, geçen ay olduğu gibi English Home oldu.

English Home zirvede

1-31 Mart dönemini mercek altına alan SocialBrands’in sosyal medyada en başarılı şirketler listesinin başında, English Home var. Markanın Mart ayı başarısındaki en büyük etken Instagram’da takipçilerinden aldığı yüksek etkileşim ve sosyal medyadaki başarılı kampanya iletişimleri oldu. 

Mart sonuçlarına göre ev ve dekorasyon alanında başarılı olan bir diğer marka; Madame Coco… Listede ikinci sırada yer alan Madame Coco, hayran sayısı artışı ve kullanıcı etkileşiminde gösterdiği yüksek performansın yanı sıra, Facebook ve Twitter’daki istikrarlı performansını da devam ettirdi.

Görünen o ki, ev dekorasyon markaları sosyal medyayı çok etkili bir biçimde kullanıyor. Çünkü Mart ayı sıralamasına göre listenin dördüncü sırasında yer alan marka da yine ev ve dekorasyon sektöründen Enza Home oldu.

 

Filli boya kadınların kalbini fethetti

Filli Boya’nın #AncaBeraber etiketiyle, 8 Mart Kadınlar Günü’ne özel paylaştığı videosu, Facebook ve Twitter’da markayı bu ay sıralamalarda 3. sıraya taşıdı.

BoomSocial verilerine göre Filli Boya 8 Mart Dünya Kadınlar Günü videosu Facebook’ta 129 bin beğeni ve 111 bin paylaşım, Twitter’da ise 179 bin beğeni ve 114 bin retweet aldı.

Zen Pırlanta, geçtiğimiz aylardaki istikrarlı performansını sürdürerek bu ay SocialBrands sıralamalarında 4. sırada yer aldı.

Morgan Freeman’lı THY yükselişte

Türk Hava Yolları Instagram’da ve Facebook’taki başarılı paylaşımlarıyla bu ay 5. sırada. Özellikle Ramazan Bayramı’na özel indirim kampanyasına ait duyuru ve paylaşımlar ilgi çekmiş görünüyor. Ayrıca ünlü oyuncu Morgan Freeman’ın ön planda olduğu paylaşımların sosyal medyada gördüğü ilgi de göz ardı edilemez.

SocialBrands sonuçlarına göre sosyal medyada bu ay ilk 10’da yer alan diğer markalar ise sırasıyla Turkcell, Ziraat Bankası, Mercedes-Benz Türkiye, Uğur Soğutma ve Koç Holding.

SocialBrands algoritması, 19 binden fazla markanın tüm sosyal medya aktivitelerini analiz ediyor. Sayfaların toplam etkileşim sayısı, etkileşim sayısının iletilere göre dağılımı, etkileşim sayısının hayran sayısına oranı, beğeni, yorum, paylaşım, retweet oranları, sayfanın ay boyunca paylaştığı ileti sayısı, farklı ileti türlerinin kullanım oranları, iletilerde hashtag ve mention kullanımı, hayran sayısı, aylık artışı, artış istikrarı, sayfa bilgileri gibi birçok veri, markaları rasyonel ve objektif bir şekilde analiz eden algoritmanın temelini oluşturuyor.

Siz de markanızın sosyal medya başarısını ölçmek için bu analizin bir parçası olabilirsiniz ama öncelikle, sosyal medyada paylaşacağınız içerikleri doğru seçmenizi öneririz ki işte o noktada da devreye içerik ajansları giriyor…

 

 

E-Ticaret yarışında geride kalmayın…

Web sitenizdeki satışları artırmanın 7 etkili yolu

E-ticaret hacmi giderek artıyor, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de insanlar oturdukları yerden alışveriş yapmanın kolaylığını sevdi. Bu durum mağazası olan pek çok markanın aynı zamanda internet satışıyla da tüketiciye ulaşmasını zorunlu hale getirdi. Peki e- ticaret alt yapısını oluşturdunuz, satışları nasıl artıracaksınız? İnternet satışlarını artırmanın yolları var mı? Tabii ki var… İşte uzmanlara göre E-ticaret sitenizdeki satışları artırmanın 7 yolu…

blogyazieticaret

 

1) Ana sayfanız basit ve kullanışlı olsun, müşteriyi boğmasın

E-ticaret siteleri zaman zaman ana sayfalarına çok fazla ürün koymayı tercih ediyor. Size şaşırtıcı gelebilir ama yapılan araştırmalar gösteriyor ki sayfasında satış yapılan ürünlerle ilgili içerik kullanan ve daha az ürünü öne çıkaran sitelerin genel satışları artırıyor. Bunun en önemli avantajlarından biri sitenizin belirli ürünlerle ilgili bilgi sahibi olduğunu gösterebilmesi ve müşterilerin olası sorularını yanıtlayabilmesi.

2) Key Conversion Page’lerinize video ekleyin

E-ticaret guruları, en iddialı olduğunuz sayfalara video eklemenin çok etkili olduğunda hemfikir. Beynimiz görsel bilgiyi yazıdan 60 bin kat daha hızlı işler. Yani kullanacağınız videolar, ürününüzü veya hizmetinizi öğrenmek isteyenlere cazip gelecek. Yüksek çözünürlüklü, iyi hazırlanmış videolar kazancınızı ciddi oranda artırırken, ziyaretçi sadakatinin oluşmasında da yardımcı olacak.


3) Anahtar pazar bölümlerini hedefleyen içerik oluşturun

E-ticaret sitelerinde kaliteli içerik oluşturmak, web sitenize hem trafiği hem de dönüşüm oranını artırmanın kesin bir yoludur. Ancak farklı pazar segmentlerini hedeflemek de etkili bir yol olabilir. Bu sayede farklı müşterileri sitenize çekmeyi başarabilirsiniz.

4) Açılış sayfalarınızdaki değerlerinizi açıkça belirtin

E-Ticaret sitelerinden alışveriş yapan insanların en temel çekincesi ürünün beklediği gibi çıkmamasıdır. Bu nedenle sitenizde bir müşterinin olası sorunlarının nasıl çözüleceği açıklanmalıdır. Ürününüz bir müşterinin sorunlarını nasıl çözdüğü açıklanmalıdır. Ürününüzün hangi avantajları sağlayacağını açıklamak gerekir. Bir rakip yerine neden sizden alışveriş yapmaları gerektiği açıklanmalıdır.

5) Canlı sohbet yükleyin

E-Ticaret sitelerine ilgi her geçen gün artsa da bir kısmımız hala insan iletişimini tercih ediyoruz. Sormak, anında cevap almak, hem daha sıcak bir iletişim kurmuş hissi yaratıyor hem de doğru bir iletişim kurulabilmişse güven duygusuna yol açıyor. İşte bu nedenle canlı sohbet araçları, e-ticaret satışlarını artırmak için harika bir yoldur ve sorulara anında yanıt verilebildiği için bir iletişim formundan çok daha etkilidir.

6) İtiraz adresi

E-Ticaret sitesi sahibi iseniz zaman zaman sitenizi dolaşmak için vakit ayırın.  Ziyaretçilerin verdiği bilgileri, eleştirilerini, yaşadıkları sorunları dikkate alın. Hatta sitenizden alışveriş yapın ki bir sorunla karşılaşılıp karşılaşılmadığını tüketici gözüyle deneyimleme şansınız olsun. Bu, yalnızca sitenizdeki dönüşümleri artırmaya değil kullanıcı dostu olmaya da yardımcı olur.

7) A / B testi yapın

E-ticaret sitenizdeki satışları artırmak için yukarıda önerilen ipuçlarının hepsiyle birlikte, A / B testi ile tüm bu değişiklikleri test etmeniz gerekir. A / B testiyle, web siteniz de en iyi neyin çalıştığını öğreneceğinizden emin olabilirsiniz. Örneğin aramanızdaki eylem düğmelerindeki metni değiştirmek, klasik ancak kolay bir testtir. Bu basit değişiklik, dönüşümlerde yüzde iki ila üç artışla sonuçlanırsa şaşırmayın. Trafiğinizin yoğun açılış sayfalarının üst kısmındaki farklı manşetleri test etmeyi deneyin.

Sosyal Medyada yenilikler sizi bekliyor…

sosyalmedya

Sosyal medyada kullanıcılara daha keyifli ve kullanışlı bir ortam yaratmak ve tabii ki bu keyifli ortamı, severek maruz kalacağınız reklamlarla donatmak için bitmek bilmeyen bir yaratıcı çalışma ve arayış var. Bu hafta da Facebook, Linkedin, Snapchat ve Google+’da yeni sürprizler sizi bekliyor olacak.

Linkedin yeni tasarımıyla Facebook’a benziyor, Facebook reklamları, Messenger’daki tasarımını test ediyor. Google+, nihayet profiller ve sayfalar için bir özellik geliştirdi. Facebook, Snapchat’ın hikaye biçimini kopyaladı ve Snapchat çevrimdışı reklamları hedefliyor.

Google+

Sosyal medya paylaşım platformlarından Google+ nihayet bir bilgilendirme paneli açtı.  Google+ profillerin sağ üst köşesinde bulunan üç nokta simgesinden erişilebilen, kullanıcıların yayınlarının erişimini ve takipçilerinin sayısındaki değişiklikleri ölçmesine izin veren bir analiz panelini kullanıma sundu.  Yeni analiz paneli, profillerin yanı sıra Google + ‘da bulunan sayfalar için de kullanılabiliyor. Kullanıcılar, önceki 30 güne veya önceki haftaya ilişkin analiz bilgilerini kolayca görüntüleyebiliyor ve arasından seçim yapabiliyor. Google+ açısından, kullanıcıların eksik bulduğu noktada doğru yönde atılmış bir adım.

Linkedin

Sosyal medya aynı zamanda kariyer içindir diyenlerin buluşma noktası Linkedin, tasarımını yeniledi. Yeni tasarım Facebook’a çok benziyor. Değişiklik, sitenin sadece bir iş arama mecrası olduğu yönündeki genel algıyı değiştirmek amacıyla yapıldı. Yeni tasarımda, durum güncellemeleri giriş alanının altına yerleştirilen bölümle, tıpkı Facebook’taki gibi trend konuları yer aldığı yeni bir “Bilmeniz Gerekenler” bölümü sunuluyor. Dünyanın en büyük sosyal ağının arayüzünün kopyalanması, kullanıcıların alışkın olduğu bir uygulamayı kolayca benimsemesi açısından oldukça akıllıca bir adım olabilir…

Facebook

Sosyal medya paylaşımlarının en yoğun yapıldığı adreslerden biri olan Facebook sahibi olduğu Instagram kanalıyla,  Snapchat’ın “Öyküler” biçimindeki kısa ömürlü video ve fotoğraflar üzerindeki tekelini ortadan kaldırmıştı şimdi aynı uygulama Facebook’ta da etkin hale getiriliyor. Facebook, önümüzdeki aylarda diğer ülkelerde de yaygınlaştırmayı planladığı bir uygulamayı İrlanda’daki kullanıcılara tanıttı. Format, sadece orijinal yaratıcı Snapchat için değil, Instagram için de iyi çalıştığından, Facebook’ta da iyi sonuçlar alınması bekleniyor. Çünkü facebook ve instagram snapchat’ten çok daha fazla takipçiye sahip.

Facebook, ayrıca Messenger’da da reklamları test etmeye başlıyor.  Avustralya ve Tayland’daki kullanıcılar için Messenger ana ekranında, işletmelerden aldığı kart stili biçiminde reklamlara yer verecek. Kullanıcılar bu reklamları geçmek için yeni ve daha geniş bir bölümü geçmek zorunda. Bu değişiklik işletmeler açısından, Messenger’ın ayda bir milyar potansiyel aktif kullanıcısına ulaşmak için yeni ve renkli bir yol…

Snapchat

Sosyal medya için genç paylaşımların adresi Snapchat, platformdaki sahte haberlere ve uygunsuz içeriğe karşı önlem almaya çalışıyor. Bunun için de Discover özelliğinin bir parçası olan yayıncıları kontrol altına alıyor. İçeriği görseller ve videolarla hikaye anlatımı olan Discover, bugün geldiği noktada aşırı miktarda cinsel içerikli malzeme, küfür ve şiddet içeren fotoğraf ve video barındırıyor. Bu nedenle sosyal ağ Snapchat, gelecek ay 18 yaş ve üstü kullanıcılara belirli içerikleri sınırlama imkanı veren bir araç yayınlayacak.

 

 

Teknolojinin 5 yasak sorusu…

teknolojiABD Massachusetts’teki Cambridge Üniversitesi’nde geçen haftalarda bir konferans düzenlendi. Bilimadamlarının tartıştığı konu ise hayli ilginçti: Yasak Araştırmalar! Teknoloji hayatımızın her alanına bu denli hakimken hangi alanlarda araştırma yapmak, hatta konu hakkında soru bile sormak yasak olabilir?

“Şeytanın bile aklına gelmez” denilen ‘soru’ları ve bilim camiasındaki etkilerini masaya yatırıyoruz:

1-İklimlerle oynamak mümkün mü?

Güneş enerjisi, 21. yüzyılın en önemli enerji kaynaklarından biri… Peki sıcaklığı düşürebilmek için atmosfere yüksek oranda sülfür dioksit salınsa.. Ve böylelikle güneş ışınları dünyadan başka bir yere yanstılsa? Harvard Üniversitesi profesörlerinden David Keith, bu kolay ve ucuz yöntem sayesinde yüksek sıcaklık derecelerinin sanayileşmeden önceki dönemlerdeki oranlara düşebileceğini söylüyor. Ama şöyle bir sorun var: Ozon tabakası zarar görür mü? Kesinlikle -küçük çapta da olsa- yeni çalışmalara, testlere ihtiyaç var ki orada da şu sorunla karşılaşılıyor: Küresel ısınmanın önüne geçebilmek için atmosferi daha fazla kirletmek mi gerekiyor? İşte bütün mesele bu… Görünen o ki bu konu daha çok tartışılır.

2-Bilimsel gelişmeler tamamen ücretsiz mi paylaşılmalı?

Dünyanın dört bir yanında bilimsel araştırmalar yapılıyor. Peki bu araştırmalara hiçbir ücret ödemeden ulaşmak mümkün olabilir mi? Rusya’da bu konu üzerine kafa yoran korsan bir site var: SciHub. Siteyi kuran kişi, Alexandra Elbakyan adlı Kazak bir öğrenci. ABD ya da Avrupa’ya seyahat edemiyor çünkü gözaltına alınmaktan korkuyor! Bilimsel makaleleri sitesinde paylaşan Elbakyan, siteyi bir an önce legal hale getirmek istiyor. İşin ilginci, sitenin kapanması da mümkün değil…

3-Mevcut türleri genetik olarak modifiye etmek mümkün mü?

Bakteri taşımayan sivrisinekleri düşünün… Laboratuar ortamında ‘yaratılma’ları mümkün mü? Alın size çok tartışılan bir konu daha… Kötü genler çıksın, yeni türler yaratılsın (mı?) Bilimadamları laboratuar ortamında bu araştırmaların yapılmasını güvenli bulmuyor. Ya bir kaza olursa? Ve bu durum insan sağlığı için ciddi bir tehlike oluşturursa… Şimdilik bilimkurgu filmlerinde kalması en iyisi!

4-Akıllı telefonlar radyo sinyalleri mi gönderiyor?

Bilgisayarınız ya da akıllı telefonunuz siz ne söylerseniz yapıyor mu? Malum bir Edward Snowden gerçeği var, biliyorsunuz. Hatırlayalım: Eski bir CIA ajanı ve eski NSA (ABD Ulusal Güvenlik Kurumu) çalışanı olan Edward Snowden, PRISM (Prizma) adlı program sayesinde NSA ve FBI’ın akıllı telefon ve internet kullanan herkesi takip edebildiğini açıklamış ve ortalık karışmıştı. Snowden, “normal insanlar gibi” 2013 yılından bu yana akıllı telefon kullanmıyor. Şimdi de Bunnie (Andrew Huang) adlı hacker ile birlikte radyo sinyalleri aracılığıyla telefonların dinlenmesini engelleyecek bir iPhone kılıfı tasarladığını duyurdu. ‘Henüz’ piyasada yok.
Aslında ‘gizlilik’ konusundaki paranoyalar, bir paranoya değil mi? Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in Macbook kamerasını bantlamasının açıklaması nedir? Biz de herkes gibi cihazların neler yapabileceğine kafa yormayalım en iyisi:)

5-Silah kullanımı halk sağlığı için bir tehdit mi?

İşte özellikle ABD’nin içinden çıkamadığı bir soru… (Bizim ülkemizde de çok farklı olmadığı kesin! Hatta ‘maganda kurşunu’ diye bir kavram türetilmedi mi?) ABD’de ne zaman silahlı bir saldırı olsa “Bu silahlara neden bu kadar kolay ulaşılabiliyor?” tartışması gündeme geliyor ama sonuç ortada… Öyle bir silah lobisi var ki sorular havada kalıyor, “sıradan” lise veya üniversite öğrencilerinin nasıl bu kadar vahşileşip ağır silahlarla etrafı taradıkları konuşuluyor da konuşuluyor. ABD Kongresi, 1996 yılında, ateşli silahların yasal yollardan kontrolünün yolunu açacak araştırmaları bile yasakladı.