Ekim 18, 2018 Remziye Demirkol

Biraz Bilim, Biraz Tecrübe, Biraz İçgüdü… O Biziz İşte!

icerikajansi

Netflix’in dizi, film, belgesel gibi yapımlarda fırtına gibi esmesinin ardındaki başarı ne? Ne oldu da yaklaşık 137 milyon kullanıcısı olan Netflix, internet tüketiminde YouTube’u geçti?

Çağın insanı ‘her şeyi’, ‘hemen şimdi’ istiyor! Beklemeye tahammülü yok. Film, dizi izleme tercihleri de bu yönde. TV’nin ya da bilgisayarının başına geçecek, ‘istediği’ filmi, ‘istediği’ diziyi ‘istediği’ zamanda izleyecek. Takip ettiği dizinin yeni bölümünü bir hafta beklemek yerine bütün bölümleri yine ‘istediği’ zaman izleyecek. İşte Netflix üyelerine bu şansı veriyor.

Peki Netflix’in başarısını sadece bu açıklayabilir mi? Pek öyle değil. Konseptin başarısının ardında bilimden sanata çok sayıda bileşen var. Netflix İçerik Yöneticisi Ted Sarandos, izleyicilerin ne izlemek istediğini anlamak ve yatırımlarını ona göre belirlemek için yüzde 70 bilim, yüzde 30 sanattan yararlandıklarını söylüyor. Sarandos, yapımların içeriğine karar verirken verileri kullandığı için kendisini ‘insan algoritması’ olarak adlandırdığını da ekliyor.

İzlerken ‘İzleniyorlar’!

Veri bilimci Sebastian Wernicke’in TED Talks’da yayınlanan bir videosunda anlattıkları da insanların ne izlemek istediğine ve Netflix’in neden bu kadar başarılı olduğuna dair ipuçları verebilir. Wernicke Amazon ve Netflix’in dizi seçimlerinde nasıl bir yol izlediğini anlatıyor. Özetle şöyle: Amazon Stüdyoları’nın üst düzey yöneticilerinden Roy Price, işi şansa bırakmamak ve yarışta Netflix’i geçmek izin yeni dizilerle ilgili fikirleri topladı. Bu fikirleri değerlendirip aralarından sekiz aday seçti ve birinin ilk bölümünü çekti. Bu dizilerin ilk bölümünü de ücretsiz yayınladı. İzleyiciler ise bu ücretsiz dizileri izlerken ‘izlendiklerinin’ farkında değildi. Roy Price’ın takımı izleyicinin ‘oynat’ tuşuna basmasını, atladıkları, tekrar izledikleri yerleri kaydetti ve böylece takipçilerinin tercihleriyle ilgili milyonlarca veri topladı. Tüm veriler incelendi ve dört Cumhuriyetçi ABD senatörü hakkında bir sitcom yapmaları gerektiği sonucuna varıldı. Amazon’un Alpha House adlı dizisi işte bu veri toplama/işleme tekniğiyle karar verilip çekildi. Dizi IMDb’de 7.5 puan alan dizi ortalama eğrinin biraz yukarısında kalmıştı.

Netflix’in Başarısının Sırrı

Ted Sarandos ise veri analizini kullanarak Netflix’te reytingleri altüst eden dizilerinden birini yapmayı başarmıştı. İzlediği yol şuydu: Netflix izleyicilerinin dizilere verdiği puanlar, izleme geçmişleri, sevdikleri diğer dizileri ile ilgili verileri topladılar. Bu verilerden yola çıkarak hangi tür yapımcıları, dizileri, hangi oyuncuları tercih ettiklerini belirlediler. Milyonlarca veri parçacığını analiz ettikten sonra dört senatör hakkında bir sitcom yapmaktansa, bir senatör hakkında drama yapmaya karar verdiler. Bu dizi yayınlandığı dönemde ortalığı kasıp kavuran House of Cards’dı. Netflix bugün de benzer başarıyı yakalamış olan dizilerinde aynı mantığı kullanıyor.

İki şirket de yüzbinlerce veri topladı, bu verileri analiz etti ve bir sonuca vardı… Ancak aralarındaki reyting farkına baktığımızda sadece veri analiziyle optimum sonucun alınamayabileceğini görüyoruz. Elinizdeki tüm verilere bakıp ‘beyninizle’ karar vermeniz gerekiyor. Günün sonunda veriler birer araç ve önemli olan onları nasıl yorumladığınız.

İçerik ajanslarının da markalar için içerik üretirken benzer bir yol izlemesi gerekiyor.
Verileri toplamada ve değerlendirmede bilimi ve tecrübenizi kullanmak yolun ilk adımı. Sonrasında yazılı bir içerik ise seçtiğiniz konu ve bu konuyu işleme biçiminiz, kurduğunuz cümleler; eğer bir video ise grafikleriniz, kurgunuz, müziğiniz, senaryonuz önem kazanıyor. Ve elbette içgüdünüz size en doğru kararı vermede kılavuzluk edebiliyorsa içeriğinizin çok sayıda insana ulaşmaması için hiçbir neden yok.

Tagged: , , ,