Dıgıtal Sıgnage ile Her Zaman ‘Yayındasınız’

digitalsignage

Digital Signage, bir merkezden ya da birden fazla yerden yönetilebilen bir yayın, duyuru ekranı. Digital Signage son dönemin en etkili iletişim ve pazarlama kanallarından biri.

ABD, Kanada ve Avrupa’da şirketlerin yüzde 50’sinden fazlası hem kurum içi iletişimde hem de müşteri/tüketici, hedef müşteri/tüketici bilgilendirmede Digital Signage yayınlarını kullanıyor. Merkezi olarak kontrol edilen bir içerik dağıtım platformu olarak özetlenebilecek Digital Signage sistemleri son dönemin en etkili iletişim ve pazarlama kanallarından biri.

3, 2, 1… On Air!

Peki Digital Signage sistemi nedir? Digital Signage, bir merkezden ya da birden fazla yerden yönetilebilen bir yayın, duyuru ve bilgilendirme ekranıdır. Digital Signage kullanabilmek için bir yazılım gerekir. Bu yazılım sayesinde istediğiniz sayıdaki ekranda, ihtiyacınız olan her türlü yayını ve yayın yönetimini yapabilirsiniz.

Digital Signage Sistemi sayesinde ekranda video, fotoğraf, slideshare, power point sunumları, pdf belgeleri, animasyon, yol, trafik, hava durumu, piyasa bilgileri (Döviz, altın, borsa vb), internet sayfaları, sosyal medya içerikleri gibi her türlü içeriği kullanabilirsiniz. Digital Signage sistemleriyle canlı yayın yapmak da mümkündür. Digital Signage yayınlarını günlük, haftalık, iki haftada bir ve yıllık olarak ihtiyacınıza uygun her periyotta güncelleyebilirsiniz.

Bu noktada ‘İçerik her şey!’ demeden de geçmeyelim. Digital Signage ekranlarını kullanırken yüksek verim almak için yayınlayacağınız içeriklerin de hedef kitlenize uygun formatta, profesyonel bir biçimde hazırlanmasının büyük önem taşıdığını hatırlatalım.

Digital Signage Sistemini Kimler Kullanıyor?

Digital Signage yayınlarını ‘bir mesajı’ olan her türlü kurum/kuruluş kullanıyor. Ağırlıklı olarak kullanım alanlarına bakarsak…

*Kurum içi iletişim
*AVM’ler
*Perakende mağazaları
*Eğlence sektörü (Restoran, Otel, Kafe)
*Bankalar
*Hastaneler
*Eğitim Kurumları
*Spor Merkezleri
*Rezidanslar
*Kamu Kurumları
*Süpermarketler
*Klinikler
*Güzellik Merkezleri

Digital Signage Gibi Görsel Yayınlar Neden Etkili?

1) Beyin, bilgilerin yüzde 90’ını görsel olarak işliyor. Bu nedenle mesajınızı ulaştırmada bu tarz bir iletişimi tercih etmek hedefinize ulaşmayı kolaylaştırır.
2) Görsel bilgiler beyinde, yazılı metinlere oranla 60 bin kat daha hızlı işlenir.
3) Digital Signage yayınlarını hatırlama oranı diğer iletişim kanallarından yüzde 83 daha fazladır.

Kurum İçi İletişimde Digital Signage Sistemleri Kullanmanın 11 Faydası

Yapılan çalışımlara göre çalışanların yüzde 47’si şirketin temel değerlerini bilmiyor. Digital Signage yayınlarında çalışan profilinize uygun yayınlarla mesajınızı en doğru, en hızlı, en etkili ve en akılda kalıcı şekilde paylaşmanız mümkün.

*Kurum çalışanları; görsel içeriklere metin ağırlıklı içeriklerden, kağıt dokümanlardan ve e mail’lerden daha fazla dikkat ediyor. Digital Signage yayınları kurumun çalışanlara ulaştırmak istediği bilgilerin ‘yerinde’ ve ‘zamanında’ ulaşabilmesi için en güvenilir sistem.

*Dijital ekranlar geleneksel iletişim araçlarından çok daha hızlı. Paylaşmak istediğiniz her türlü bilgiyi zaman kaybetmeden çalışanlarınıza ulaştırmanız, sorunsuz bir iletişim akışı sağlamanız mümkün.

*Digital Signage yayınları sayesinde kurumla ilgili bilgilerin yanı sıra keyif, ilham veren içeriklerle çalışanların motivasyonunu artırabilirsiniz.

*Kurumun en güncel haberlerini, üretim rakamlarını, yeni atılımlarını bu ekranlarda paylaşarak tüm çalışanları kolayca bilgilendirebilirsiniz. Bu çalışanları ortak bir hedefte buluşturma ve çalıştıkları kuruma olan yakınlıklarını artırmada önemli bir araçtır.

*Digital Signage sistemleri profesyonel yazılımlarıyla her türlü ihtiyacınıza uygun olarak çeşitlendirilebilir.

*Güçlü bir iç iletişim stratejisi, çalışanların katılımını ve üretkenliği artırır.

* Çalışanları mevcut gelişmelerden hızlı bir şekilde haberdar eden şirketler, rakipleri arasında ortalama yüzde 6 daha yüksek bir kâr marjına sahiptir.

*Digital Signage yayınlarında kurum misyonundan İK duyurularına, sosyal etkinliklerden güvenlik uyarılarına, sağlıktan iş güvenliğine, kurumla ilgili güncel haberlerden çalışanlarla ilgili haberlere, yemekhane menüsünden terfilere her türlü bilgiyi hızlı ve kolay paylaşmanız mümkündür.

*Bir kurumun marka imajı, çalışanları için tüketici pazarı kadar önemlidir. Her çalışan, ekibe katıldığında şirket kimliğini sahiplenip paylaşmalıdır. Kurumdaki ekranlar bu değerleri tanıtmak ve beslemek için idealdir.

*Bir işletmenin işbirliği içinde çalışmasını sağlamak için departmanlar arası iletişim büyük önem taşır. Digital Signage ekranları bu anlamda kurumunuza şeffaflık sağlar.

*Çalışanlarınızın günlük rutinlerine yardımcı olacak veya motivasyonunu arttıracak her katkı aynı zamanda değerli bir yatırımdır. Kurumunuzdaki ekranlarda çalışanların mesai saatleri dışında yapabilecekleri etkinlikler, (sinema, konser, gezi vb), ilgi çeken haberler, eğlenceli ya da bilgi veren içerikler yayınlamak çalışanda önemsendiği duygusunu yaratacak, iş gücü ve verimini artıracaktır.

*Y ve Z kuşağı çalışanlarına ulaşmak isteyen kurumlar mesajlarını en iyi dijital bir kanal üzerinden verebilir.

Müşteri/ Tüketici/ Hedef Kitleye Ulaşmada Digital Signage Sistemleri Kullanmanın 6 Faydası

Digital Signage, müşteri deneyimini, müşteri sadakatini ve elbette gelirleri artırmak için hayli etkili bir pazarlama aracı olarak karşımıza çıkıyor.

*Digital Signage ekranları diğer reklam ve tanıtım biçimleriyle karşılaştırıldığında, hayli düşük bir maliyet gerektirir.

*Sistem kurulduktan sonra markanızla ilgili haber, bilgi, ürün, kurum tanıtımı, reklam gibi ihtiyacınız olan her içeriği yayınlayabilirsiniz.

*İstatistiklere göre, bir perakende mağazasında Digital Signage ekranı bulunduğunda, müşterilerin mağazada geçirdiği zaman ortalama yüzde 30 oranında artmaktadır.

*Dijital ekranlar marka bilinirliliğini, imajını artırır. ABD’de yapılan bir çalışmada dijital ekran kullanan ve bu ekranda gıda ürünlerini tanıtan süpermarketlerin satışlarında yüzde 49 bir artış görülmüştür.

* Hastane, kamu kurumu, eğitim kurumu, banka gibi bir süre beklemenin gerektirdiği yerlerde bulunan Digital Signage ekranları, tüketicinin bekleme süresinin ‘verimli’ geçmesini sağlayarak, kurum/marka hakkında olumlu bir duyguya sahip olmasını sağlar.
*Farklı markaların ürünlerini satan perakende mağazaları, üçüncü şirketlerin ürün ve reklamlarını Digital Signage ekranında kullanarak gelir elde edebilir.

2019’un 5 İçerik Pazarlama Trendi

2019icerikpazarlama1

2019 içerik pazarlama trendleri neler olacak? Content Marketing (İçerik Pazarlama) yükselme
trendine devam ediyor. 2020 yılına kadar bu pazarın hacminin 400 milyar dolar olması
bekleniyor. Peki başka neler var?

1 İçerik Pazarlama, ‘En Önemli Pazarlama’ Haline Geliyor

Bir iki yıl öncesine kadar pazarlamacılar ‘içeriği’ genel pazarlama planlarında ‘yan proje’
olarak değerlendiriyordu. Ama günümüzde durum değişti. Artık tek taraflı iletişim ya da
sadece ürün ya da hizmeti tanıtmak tüketiciye yetmiyor. Web sitenizin ve sosyal medya
hesaplarınızın içerikleri dijital ortamlardaki bilinirliliğinizin olmazsa olmazları.

2 Stratejinin Önemi Daha da Artıyor

İçerik önemli ama pazarlamayla ilgili bütün planınızı çözmeye yeter mi? Bu noktada strateji
devreye giriyor. Hedef kitlenin neyi beğeneceğinin, algısının doğru değerlendirilmesi ve
doğru taktiklerle etkili bir strateji belirlenmesi gerekiyor. Nasıl görünmek istediğinizi,
içeriğinizi kimin tarafından tüketileceğini ‘gerçekten’ bilmeniz gerekiyor.

3 Müşteri Memnuniyeti, Müşteri Başarısına Dönüşüyor

Kısa bir süre önceye kadar markanızı sıcak, güvenilir, uzman, hümanist, teknik, bilgili vb
birçok farklı şekilde göstermek yeterliydi. Her şeyin ‘kişiselleştiği’ günümüz dünyasında
tüketici kendisini özel hissetmek, mutlu olmak da istiyor. Otomobiline aşık olmuş bir
müşterinin deneyimini aktaran bir video, 100 TV reklamına bedel. İçeriğinizle müşterinizi
mutlu etmek, satın aldığı hizmet/ürün sonrasında kazanacağı faydayı vurgulayabilmek
markanın güvenirliliğini ışık hızıyla artıyor.

4 Satış Hunisinin Şekli Değişiyor

Bildiğimiz haliyle satış hunisi adım adım daralan bir yapı sergiliyor. Şimdi işler değişti! Satış
hunisi, kaliteli içerik kullanımı ile tekrar başa döndüren bir daire şeklini alıyor. Sadece satış
üzerine kurulu olmayan iletişim, her seferinde satışa dönmese bile müşteri izleyici kitle
olarak markaya bağlı kalıyor, tekrar alım yapmaya ve çevresine markayla ilgili tavsiye
vermeye çok daha yakın duruyor. İçerik sayesinde hedef kitlenin gözünde markanın ‘satış
yapma’ kimliği ‘ortak’ kimliği olarak revize oluyor. Kalıcı tüketici için daha önemli bir bağ
olabilir mi?

5 İçeriğinizin Yayın Mecrası, Sıklığı Önemini Korumaya Devam Ediyor

Dünyanın en güzel içeriğini yapsanız da kimse görmedikçe bir anlamı olmaz. Online ve
offline dünyalar gitgide kalabalıklaşıyor. Sosyal Medya trendlerinde update olmak, direct
mailing kullanmak, hedef kitlemizin nereleri takip ettiğini bulmak, doğru içeriği doğru mecrada yayınlamak ve düzenlilik arz etmek her zaman olduğu gibi 2019’da da en dikkat
edilmesi gerekenler arasında.

Biraz Bilim, Biraz Tecrübe, Biraz İçgüdü… O Biziz İşte!

icerikajansi

Netflix’in dizi, film, belgesel gibi yapımlarda fırtına gibi esmesinin ardındaki başarı ne? Ne oldu da yaklaşık 137 milyon kullanıcısı olan Netflix, internet tüketiminde YouTube’u geçti?

Çağın insanı ‘her şeyi’, ‘hemen şimdi’ istiyor! Beklemeye tahammülü yok. Film, dizi izleme tercihleri de bu yönde. TV’nin ya da bilgisayarının başına geçecek, ‘istediği’ filmi, ‘istediği’ diziyi ‘istediği’ zamanda izleyecek. Takip ettiği dizinin yeni bölümünü bir hafta beklemek yerine bütün bölümleri yine ‘istediği’ zaman izleyecek. İşte Netflix üyelerine bu şansı veriyor.

Peki Netflix’in başarısını sadece bu açıklayabilir mi? Pek öyle değil. Konseptin başarısının ardında bilimden sanata çok sayıda bileşen var. Netflix İçerik Yöneticisi Ted Sarandos, izleyicilerin ne izlemek istediğini anlamak ve yatırımlarını ona göre belirlemek için yüzde 70 bilim, yüzde 30 sanattan yararlandıklarını söylüyor. Sarandos, yapımların içeriğine karar verirken verileri kullandığı için kendisini ‘insan algoritması’ olarak adlandırdığını da ekliyor.

İzlerken ‘İzleniyorlar’!

Veri bilimci Sebastian Wernicke’in TED Talks’da yayınlanan bir videosunda anlattıkları da insanların ne izlemek istediğine ve Netflix’in neden bu kadar başarılı olduğuna dair ipuçları verebilir. Wernicke Amazon ve Netflix’in dizi seçimlerinde nasıl bir yol izlediğini anlatıyor. Özetle şöyle: Amazon Stüdyoları’nın üst düzey yöneticilerinden Roy Price, işi şansa bırakmamak ve yarışta Netflix’i geçmek izin yeni dizilerle ilgili fikirleri topladı. Bu fikirleri değerlendirip aralarından sekiz aday seçti ve birinin ilk bölümünü çekti. Bu dizilerin ilk bölümünü de ücretsiz yayınladı. İzleyiciler ise bu ücretsiz dizileri izlerken ‘izlendiklerinin’ farkında değildi. Roy Price’ın takımı izleyicinin ‘oynat’ tuşuna basmasını, atladıkları, tekrar izledikleri yerleri kaydetti ve böylece takipçilerinin tercihleriyle ilgili milyonlarca veri topladı. Tüm veriler incelendi ve dört Cumhuriyetçi ABD senatörü hakkında bir sitcom yapmaları gerektiği sonucuna varıldı. Amazon’un Alpha House adlı dizisi işte bu veri toplama/işleme tekniğiyle karar verilip çekildi. Dizi IMDb’de 7.5 puan alan dizi ortalama eğrinin biraz yukarısında kalmıştı.

Netflix’in Başarısının Sırrı

Ted Sarandos ise veri analizini kullanarak Netflix’te reytingleri altüst eden dizilerinden birini yapmayı başarmıştı. İzlediği yol şuydu: Netflix izleyicilerinin dizilere verdiği puanlar, izleme geçmişleri, sevdikleri diğer dizileri ile ilgili verileri topladılar. Bu verilerden yola çıkarak hangi tür yapımcıları, dizileri, hangi oyuncuları tercih ettiklerini belirlediler. Milyonlarca veri parçacığını analiz ettikten sonra dört senatör hakkında bir sitcom yapmaktansa, bir senatör hakkında drama yapmaya karar verdiler. Bu dizi yayınlandığı dönemde ortalığı kasıp kavuran House of Cards’dı. Netflix bugün de benzer başarıyı yakalamış olan dizilerinde aynı mantığı kullanıyor.

İki şirket de yüzbinlerce veri topladı, bu verileri analiz etti ve bir sonuca vardı… Ancak aralarındaki reyting farkına baktığımızda sadece veri analiziyle optimum sonucun alınamayabileceğini görüyoruz. Elinizdeki tüm verilere bakıp ‘beyninizle’ karar vermeniz gerekiyor. Günün sonunda veriler birer araç ve önemli olan onları nasıl yorumladığınız.

İçerik ajanslarının da markalar için içerik üretirken benzer bir yol izlemesi gerekiyor.
Verileri toplamada ve değerlendirmede bilimi ve tecrübenizi kullanmak yolun ilk adımı. Sonrasında yazılı bir içerik ise seçtiğiniz konu ve bu konuyu işleme biçiminiz, kurduğunuz cümleler; eğer bir video ise grafikleriniz, kurgunuz, müziğiniz, senaryonuz önem kazanıyor. Ve elbette içgüdünüz size en doğru kararı vermede kılavuzluk edebiliyorsa içeriğinizin çok sayıda insana ulaşmaması için hiçbir neden yok.